Ankara İdare Hukuku Avukatı

İdarenin işlem ve eylemleri; bireylerin mülkiyet haklarından çalışma haklarına, sağlık hizmetlerine erişimden güvenlik soruşturmalarına kadar yaşamın pek çok alanını doğrudan etkileyebilmektedir. Hukuka aykırı bir idari işlemin süresinde itiraz yollarıyla durdurulması ya da iptali, ciddi hak kayıplarını önlemenin en etkin yoludur. Bu nedenle sürecin başından itibaren bir Ankara idare hukuku avukatı ile çalışmak, idare karşısında hakların en güçlü biçimde korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

Alkan & Karakurt Avukatlık ve Arabuluculuk Bürosu olarak idare hukuku alanında; iptal davalarından tam yargı davalarına, memur hukukundan imar ve ihale uyuşmazlıklarına kadar geniş bir yelpazede hukuki hizmet sunuyor; her dosyayı usul ve esas yönleriyle titizlikle ele alıyoruz.

İdare Hukuku Nedir?

İdare Hukuku Neleri Kapsar?

İdare hukuku, devlet ve diğer kamu kuruluşlarının eylem ve işlemlerini, bu işlemlere karşı açık olan hukuki yolları ve idarenin bireylere karşı sorumluluğunu düzenleyen hukuk dalıdır. Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açık olup bu güvence idare hukukunun temel ilkelerinden birini oluşturmaktadır.

Kamu personel hukuku, imar hukuku, vergi hukuku, kamulaştırma, ihale hukuku ve sosyal güvenlik uyuşmazlıkları idare hukukunun en sık karşılaşılan konuları arasında yer almaktadır. Ankara’nın merkezi yönetim kurumlarına ev sahipliği yapması, bu alandaki uyuşmazlıkların önemli bir bölümünün Ankara idare mahkemelerinde görülmesine yol açmaktadır.

İdari İşlem ve İdari Eylem Arasındaki Fark Nedir?

İdari işlem, idarenin hukuki sonuç doğurmaya yönelik tek taraflı irade açıklamasıdır. Atama, görevden alma, ruhsat verme veya reddetme, disiplin cezası verme gibi kararlar idari işlemin en yaygın örnekleri arasındadır.

İdari eylem ise idarenin maddi nitelikteki fiilleri ve uygulamalarıdır. Bir yolun yapılması sırasında özel mülke zarar verilmesi ya da yanlış tıbbi uygulama sonucu hastanede uğranılan zarar gibi durumlar idari eylem kapsamında değerlendirilmektedir. Bu iki kavram arasındaki fark, açılacak davanın türünü ve uygulanacak süreleri doğrudan belirlemektedir.

İdari Davalarda Yetkili ve Görevli Mahkeme

İdari Davada Yetkili Mahkeme Neresidir?

İdari davalarda yetkili mahkeme, kural olarak idari işlemi yapan ya da idari eylemin gerçekleştiği yerdeki idare mahkemesidir. Ancak bu kuralın önemli istisnaları bulunmaktadır. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, bakanlık yönetmelikleri ve merkezi idarenin Türkiye genelini etkileyen düzenleyici işlemlerine karşı açılacak davalarda Ankara idare mahkemeleri yetkili mahkeme konumundadır.

Bir kamu görevlisinin ataması ya da disiplin cezasına ilişkin davalarda ise görevin fiilen yürütüldüğü yer mahkemesi yetkilidir. Yetki kurallarının yanlış değerlendirilmesi, davanın aylarca süren bir yetki reddi süreciyle sonuçlanmasına yol açabileceğinden dava açılmadan önce mutlaka bir Ankara idare hukuku avukatı ile değerlendirme yapılması gerekmektedir.

İdare Mahkemesi ile Danıştay Arasındaki Fark Nedir?

İdare mahkemeleri, idari davaların ilk derece yargı merciidir. Belirli dava türlerinde ise Danıştay doğrudan ilk derece mahkemesi olarak görev yapmaktadır. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, bakanlar kurulu kararları ve bakanlıkların düzenleyici işlemlerine karşı açılan davalar doğrudan Danıştay’da görülmektedir.

İdare mahkemesi kararlarına karşı Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf, ardından kararın niteliğine göre Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvurulabilmektedir. Bu yargı hiyerarşisinin doğru bilinmesi, doğru mahkemede ve doğru sürede başvuru yapılması açısından kritik bir öneme sahiptir.

İdari Davalarda Süreç Nasıl İşler?

İdari Davalar Ne Kadar Sürer?

İdari davaların süresi; davanın türüne, uyuşmazlığın karmaşıklığına, bilirkişi incelemesi gerekliliğine ve mahkemenin iş yüküne göre önemli ölçüde farklılaşmaktadır. İlk derece mahkemesinde görülen davalar ortalama bir ila üç yıl arasında sonuçlanabilirken, istinaf ve temyiz aşamalarının eklenmesiyle bu süre uzayabilmektedir.

Yürütmenin durdurulması kararı talep edilen davalarda mahkeme bu talebi daha öncelikli değerlendirmektedir. Bu karar, hukuka aykırı idari işlemin sonuçlarını hızla durduran ve telafi edilmesi güç zararların önüne geçen en etkin hukuki araçtır.

İdari yargıda dava açma süreleri çoğunlukla 60 gün olup bu sürenin kaçırılması hakkın tamamen yitirilmesine yol açmaktadır. Bu nedenle hukuka aykırı bir idari işlemle karşılaşıldığında vakit kaybetmeksizin bir idare hukuku avukatı ile değerlendirme yapılması gerekmektedir.

İdari Davada Hangi Deliller Kullanılır?

İdari davalarda idari işleme ilişkin belgeler, yazışmalar, tutanaklar, yönetmelik ve genelgeler, teknik raporlar ve bilirkişi görüşleri en sık başvurulan delil türleri arasındadır. İdari yargıda yazılı yargılama usulü esas olduğundan dava dilekçesinin ve ek belgelerinin eksiksiz ve doğru hazırlanmış olması belirleyici önem taşımaktadır.

Tam yargı davalarında zararın miktarı ve idarenin kusuru bilirkişi incelemesiyle belirlenmektedir. Özellikle imar uyuşmazlıklarında kadastro ve imar planı kayıtları, ihale davalarında ise ihale dosyası ve KİK kararları en temel delil unsurlarını oluşturmaktadır.

İdari Davada Avukat Desteği Neden Önemlidir?

İdari yargı, kendine özgü usul kuralları, kısa dava açma süreleri ve teknik içerikli uyuşmazlıklarıyla özel bir hukuki bilgi gerektiren alandır. Dava açma süresinin kaçırılması, yanlış idare mahkemesinde dava açılması ya da dilekçenin şekil şartlarını taşımaması gibi usul hataları, davanın esastan incelenmeksizin reddedilmesine yol açabilmektedir.

İdareyle bireyler arasındaki bilgi ve güç asimetrisi göz önüne alındığında, sürecin başından itibaren bir Ankara idare hukuku avukatı ile çalışmak bu dengesizliği gidererek hakların en etkin biçimde korunmasını sağlamaktadır.

İdari Dava Türleri

İptal Davaları

İptal davası, hukuka aykırı bir idari işlemin yargı kararıyla ortadan kaldırılması amacıyla açılmaktadır. İdari işlemin yetki, şekil, sebep, konu veya amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olması bu davanın açılabilmesi için yeterlidir.

Dava açma süresi, idari işlemin ilgilisine tebliğinden itibaren kural olarak 60 gündür. Bu sürenin kaçırılması hakkın tamamen yitirilmesi sonucunu doğurmaktadır. Öte yandan, iptal davası açılmadan önce ilgili idari makama başvuru yapılmış olması bazı uyuşmazlıklarda zorunlu bir ön koşul niteliği taşımaktadır.

Tam Yargı (Tazminat) Davaları

Tam yargı davası, idarenin hukuka aykırı eylem veya işlemi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini amacıyla açılmaktadır. İdare, hizmet kusuru ilkesi uyarınca yürüttüğü hizmetler nedeniyle bireylere verdiği zararlardan sorumludur.

Trafik kazaları, tıbbi malpraktis, kamulaştırmasız el atma, doğal afet hizmet kusurları ve hatalı idari uygulamalar tam yargı davasının en sık karşılaşılan konuları arasındadır. Bu davalarda zararın somut biçimde ortaya konulması ve idarenin kusurunu kanıtlayan belgelerin eksiksiz sunulması belirleyici önem taşımaktadır.

Memur Hukuku ve Disiplin Davaları

Kamu görevlilerine verilen disiplin cezaları, haksız atama ve nakil işlemleri, görevden uzaklaştırma kararları, güvenlik soruşturması olumsuz sonuçları ve kadro ile unvan uyuşmazlıkları memur hukukunun en yaygın dava konuları arasında yer almaktadır.

Ankara, merkezi yönetim kurumlarının yoğunluğu nedeniyle memur hukuku davalarının en fazla görüldüğü ildir. Disiplin cezalarının hukuki denetimi; cezayı gerektiren eylemin sabit olup olmadığı, uygulanan cezanın orantılılığı ve usul güvencelerine uyulup uyulmadığı açılarından kapsamlı bir değerlendirme gerektirmektedir.

İmar Hukuku Uyuşmazlıkları

İmar planı değişikliklerinin iptali, inşaat ruhsatı verilmemesi ya da iptal edilmesi, yapı tatil tutanakları, yıkım kararları ve yapı kullanma izni uyuşmazlıkları imar hukukunun en yaygın dava konuları arasındadır. Bu davalar; teknik bilirkişi incelemeleri, imar planı analizleri ve kadastro kayıtlarının bir arada değerlendirilmesini gerektirmektedir.

İmar uyuşmazlıklarında yürütmenin durdurulması kararı, özellikle yıkım ve yapı tatil süreçlerinde telafi edilemez sonuçları önlemek açısından öncelikli olarak talep edilmesi gereken bir hukuki araçtır.

Kamu İhale Uyuşmazlıkları

Kamu ihale süreçlerinde tekliflerin değerlendirilmesi, ihale dışı bırakma kararları ve ihaleden yasaklama işlemleri sıklıkla uyuşmazlığa konu olmaktadır. Kamu İhale Kurumu’na (KİK) itiraz, bu alanda dava öncesinde tüketilmesi zorunlu idari başvuru yolunu oluşturmaktadır.

KİK’in Ankara’da bulunması, ihale hukuku uyuşmazlıklarını Ankara idare mahkemelerinin yoğun olarak baktığı dava türlerinden biri hâline getirmektedir. İhale sürecinde yapılan usul ihlallerinin tespiti ve zamanında itiraz edilmesi, hak kaybını önlemenin en etkin yoludur.

Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma Davaları

Kamulaştırma işleminin usule uygunluğu, belirlenen bedelin hukuka uygunluğu ve tazminat miktarına ilişkin uyuşmazlıklar idare mahkemelerinde görülmektedir. Kamulaştırmasız el atma ise idarenin yasal prosedürü izlemeksizin özel mülke fiilen el koyması durumunu ifade etmekte olup bu hâlde malikin tazminat talep etme hakkı doğmaktadır.

Bu davalarda taşınmaz değerinin doğru tespiti ve idarenin el koyma işleminin hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi, tazminat miktarı üzerinde doğrudan belirleyici bir etki yaratmaktadır.

İdari Başvuru Yolları ve Dava Öncesi Süreç

İdari dava açılmadan önce bazı uyuşmazlıklarda ilgili idari makama başvuru yapılması zorunlu tutulmaktadır. Bu zorunlu idari başvuru; üst makama itiraz, uzlaşma başvurusu ya da Kamu İhale Kurumu gibi özel idari mercilere başvuru biçiminde gerçekleşebilmektedir.

İdari başvurunun süresi ve yöntemi, uyuşmazlığın türüne ve ilgili mevzuata göre farklılaşmaktadır. Başvurunun reddedilmesi ya da idare tarafından 60 gün içinde yanıt verilmemesi hâlinde zımni red oluşmakta ve dava açma hakkı doğmaktadır.

Dava öncesi idari başvuru aşamasının doğru yönetilmesi, hem sürelerin korunması hem de idarenin tutumunun tespit edilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu aşamada yapılacak bir hata, dava hakkının yitirilmesine ya da davanın usulden reddedilmesine zemin hazırlayabilmektedir.

Yürütmenin Durdurulması Talebi

Yürütmenin durdurulması, idari davalarda en sık başvurulan geçici hukuki korumaların başında gelmektedir. Hukuka aykırılığın açık olduğu ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağı anlaşılan idari işlemlerde mahkeme, yargılama sonuçlanmadan işlemin uygulanmasını durdurabilmektedir.

Yıkım kararları, görevden uzaklaştırma işlemleri, ihraç kararları ve iptal edilen inşaat ruhsatları bu talebin en sık gündeme geldiği durumlardandır. Talebin gerekçeli ve dilekçe ile birlikte sunulması, mahkemenin ivedi değerlendirme yapabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Yürütmenin durdurulması talebinin zamanında ve doğru gerekçelerle yapılması, Ankara idari yargı avukatı tarafından yürütülen dava stratejisinin en kritik aşamalarından birini oluşturmaktadır.

İstinaf ve Danıştay Temyiz Süreçleri

İdare mahkemesi kararlarına karşı Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf incelemesi hem hukuka uygunluk hem de esastan inceleme imkânı sunmakta olup bu aşamada sunulacak gerekçeli itirazlar kararın bozulmasını sağlayabilmektedir.

Bölge İdare Mahkemesi kararlarına karşı ise kanunda öngörülen koşulların varlığı hâlinde Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvurulabilmektedir. Temyiz incelemesi esas itibarıyla hukuka uygunluk denetimiyle sınırlı olmakla birlikte, başvuru dilekçesinin teknik ve hukuki gerekçelerle güçlü biçimde hazırlanması davanın sonucu açısından belirleyicidir.

İstinaf ve temyiz başvurusu için öngörülen sürelerin kaçırılması hakkın yitirilmesine yol açmaktadır. Bu nedenle ilk derece kararının ardından derhal bir idare hukuku avukatı ile süreci değerlendirmek, itiraz haklarının eksiksiz kullanılmasını sağlamaktadır.

İptal davaları, tam yargı davaları, memur hukuku ve imar uyuşmazlıkları gibi konularda profesyonel hukuki destek almak için Alkan & Karakurt Avukatlık ve Arabuluculuk Bürosu’na başvurabilirsiniz. Ankara idare hukuku avukatı kadromuz, idare karşısında haklarınızı en güçlü biçimde korumak için yanınızdadır.

Ankara İdare Hukuku Avukatı İletişim Bilgileri

Telefon 0544 540 06 92 0505 799 65 66
E-Posta info@alkankarakurt.com
Çalışma Saatleri Pazartesi – Cumartesi Her Gün 09:00 – 18:00 Açık
Adres Bilgileri GMK Bulvarı Özdoğan Apt. No:87/11 Maltepe – Çankaya / Ankara

Ankara İdare Hukuku Avukatı Yorumları

Google
G K profile picture
G K
Google star 1Google star 2Google star 3Google star 4Google star 5Trustindex, incelemenin orijinal kaynağının Google olduğunu doğrular.
👏👏👏
Google
S A profile picture
S A
Google star 1Google star 2Google star 3Google star 4Google star 5Trustindex, incelemenin orijinal kaynağının Google olduğunu doğrular.
Tecrübeleri, bilgi birikimleri, sabırları ve anlayışlarıyla sorunlu olan ceza davamız kolaylıkla sonuçlandı. Teşekkür ederiz Av.Barış Karakurt her zaman varolun
Google
D K profile picture
D K
Google star 1Google star 2Google star 3Google star 4Google star 5Trustindex, incelemenin orijinal kaynağının Google olduğunu doğrular.
Yıllar önce bir sitenin yönetim faaliyetlerindeki usulsüzlüklerden kaynaklanan mağduriyetim nedeniyle aldığım hukuki danışmanlık sürecinde, davanın her aşamasını titizlikle takip ederek düzenli şekilde benimle iletişime geçip bilgilendirme sağladıkları için kendilerine teşekkür ederim. Ayrıca, şirketimizin resmi kurumlarla olan hukuki ilişkilerinde sağladıkları destek ve gerekli durumlarda sergiledikleri disiplinli ve özenli çalışmalarla hem şahsımı hem de şirketimizi hukuki açıdan başarıyla temsil ettikleri için bir kez daha teşekkür ediyor, çalışma hayatlarında başarılar diliyorum.
Google
Y Y profile picture
Y Y
Google star 1Google star 2Google star 3Google star 4Google star 5Trustindex, incelemenin orijinal kaynağının Google olduğunu doğrular.
Güzel ve isini yapan bir yer olarak gordum
Google
S A profile picture
S A
Google star 1Google star 2Google star 3Google star 4Google star 5Trustindex, incelemenin orijinal kaynağının Google olduğunu doğrular.
İş takipleri çok güzel, deneyimli ve tecrübeliler bize çok yardımcı oldular özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ederiz başarılar diliyorum.

Sıkça Sorulan Sorular

İdare hukuku avukatı hangi davalara bakar?

İdare hukuku avukatı; iptal davaları, tam yargı (tazminat) davaları, memur atama ve disiplin davaları, güvenlik soruşturması uyuşmazlıkları, imar planı ve inşaat ruhsatı davaları, kamu ihale uyuşmazlıkları, kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma davaları ile vergi uyuşmazlıkları gibi idarenin eylem ve işlemlerinden kaynaklanan geniş bir yelpazede hukuki hizmet sunar. Danıştay’da doğrudan görülen davalarda da temsil görevini üstlenir.

İdari davada dava açma süresi ne kadardır?

İdari davalarda dava açma süresi, kural olarak idari işlemin ilgilisine tebliğinden itibaren 60 gündür. Ancak bu süre bazı özel kanunlarda farklı biçimde düzenlenmiş olabilmektedir; vergi davalarında bu süre 30 gün olarak belirlenmiştir. İdareye başvuru yapılması hâlinde dava açma süresi başvuru tarihinden itibaren durur ve idarenin red kararını tebliğ etmesinden ya da 60 günlük sessiz kalma süresinin dolmasından itibaren yeniden işlemeye başlar. Sürenin kaçırılması hakkın tamamen yitirilmesine yol açtığından, idari bir işlemle karşılaşıldığında vakit kaybedilmeksizin hukuki değerlendirme yapılması büyük önem taşımaktadır.

İptal davası ile tam yargı davası arasındaki fark nedir?

İptal davası, hukuka aykırı bir idari işlemin yargı kararıyla hukuk dünyasından silinmesi, yani hiç yapılmamış sayılması amacıyla açılmaktadır. Tam yargı davası ise idarenin hukuka aykırı eylem veya işlemi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini amacıyla açılan bir tazminat davasıdır. Her iki dava birbirinden bağımsız olarak açılabileceği gibi, aynı işlem ya da eylemden kaynaklanan uyuşmazlıklarda birlikte de açılabilmektedir. Hangi davanın ya da her ikisinin birden açılmasının daha uygun olacağı, uyuşmazlığın niteliğine ve talep edilen hukuki sonuca göre belirlenmektedir.

Memur disiplin cezasına nasıl itiraz edilir?

Memura verilen disiplin cezası öncelikle bir üst disiplin amirine veya disiplin kuruluna itiraz yoluyla idari aşamada itiraz konusu yapılabilmektedir. İtirazın reddi ya da süresinde yanıt verilmemesi hâlinde cezanın tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilmektedir. Disiplin cezasının iptali için cezayı gerektiren eylemin sabit olup olmadığı, uygulanan cezanın orantılılığı, savunma hakkının usulüne uygun kullandırılıp kullandırılmadığı ve yetkili makam tarafından verilip verilmediği mahkeme tarafından denetlenmektedir.

İdari dava açmadan önce idareye başvurmak zorunlu mudur?

Bazı uyuşmazlıklarda idari dava açılmadan önce ilgili idari makama başvuru yapılması zorunlu bir ön koşul niteliği taşımaktadır. Kamu ihale uyuşmazlıklarında KİK’e başvuru, tam yargı davalarında zararın öğrenilmesinden itibaren idareye başvuru ve bazı vergi uyuşmazlıklarında uzlaşma başvurusu bu zorunlu ön aşamaların başlıca örnekleridir. İdareye başvurulması hâlinde dava açma süresi durur; idarenin red kararı ya da zımni ret oluşmasının ardından yeniden işlemeye başlar. Hangi uyuşmazlıklarda bu zorunluluğun bulunduğunun doğru tespiti, dava hakkının korunması açısından kritik bir ilk adımdır.