Ankara Ticaret Hukuku Avukatı
Şirket kuruluşundan ortaklık uyuşmazlıklarına, ticari sözleşme ihlallerinden haksız rekabete kadar uzanan geniş bir yelpazede ticaret hukuku, iş dünyasının en fazla hukuki destek aradığı alanların başında gelmektedir. Bu süreçlerin her biri özgün teknik bilgi ve sektörel deneyim gerektirdiğinden, sürecin başından itibaren bir Ankara ticaret hukuku avukatı ile çalışmak hem hukuki risklerin minimize edilmesi hem de ticari menfaatin korunması açısından büyük önem taşır.
Alkan & Karakurt Avukatlık ve Arabuluculuk Bürosu olarak ticaret hukuku alanında kurumsal ve bireysel müvekkillere; şirket hukuku, ticari sözleşmeler, ortaklık uyuşmazlıkları ve haksız rekabet davalarından ticari alacak takibine kadar kapsamlı hukuki hizmet sunuyoruz. Her dosyada teknik bilgi, sektörel deneyim ve uygulamalı hukuki bakış açısı bir araya getirilerek müvekkil menfaatini en etkin biçimde korumak temel ilkemiz olarak benimsenmektedir.
Ticaret Hukuku ve Şirketler Hukuku Nedir?
Ticaret Hukuku Neleri Kapsar?
Ticaret hukuku, ticari işletmelerin kuruluşu ve işleyişi, tacirler arasındaki hukuki ilişkiler, ticari sözleşmeler, kıymetli evrak ve ticaret ve şirketler hukukunu kapsayan geniş bir alandır. Türk Ticaret Kanunu başta olmak üzere Türk Borçlar Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili ikincil mevzuat bu alanın temel hukuki kaynaklarını oluşturmaktadır.
Şirket türleri (anonim şirket, limited şirket, kollektif şirket vb.), ortakların hak ve yükümlülükleri, yönetim kurulu kararları, kâr payı dağıtımı, şirket birleşme ve devralmalar ile ticaret sicili işlemleri ticaret hukukunun en sık karşılaşılan konuları arasında yer alır.
Ticari ilişkilerin karmaşık yapısı ve hızla değişen mevzuat karşısında, süreçlerin başından itibaren deneyimli bir Ankara ticaret hukuku avukatı ile yürütülmesi ilerleyen dönemde doğabilecek uyuşmazlıkları büyük ölçüde önlemektedir.

Ticaret Davası Nedir?
Ticaret davası, tacirler arasında ya da ticari işletmeye ilişkin konularda çıkan uyuşmazlıkların yargı yoluyla çözüme kavuşturulması amacıyla açılan dava türlerinin genel adıdır. Ticari alacak, haksız rekabet, ortaklıktan çıkarılma, şirket kararlarının iptali ve ticari sözleşmeden doğan tazminat talepleri bu davaların en yaygın örnekleri arasındadır.
Her dava türü farklı ispat yükümlülükleri, zamanaşımı süreleri ve usul kuralları içerdiğinden alanında uzmanlaşmış bir ticaret avukatı ile çalışmak sürecin sağlıklı ve etkin biçimde ilerlemesi bakımından vazgeçilmezdir.
Ticaret Davalarında Yetkili ve Görevli Mahkeme
Ticaret Davasında Yetkili Mahkeme Neresidir?
Ticaret davalarında yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda taraflar yetki sözleşmesiyle farklı bir mahkemeyi de belirleyebilir. Haksız fiile dayanan davalarda ise haksız fiilin gerçekleştiği ya da zararın ortaya çıktığı yer mahkemesi de yetkili olabilmektedir.
Şirket iç ilişkilerinden doğan davalarda ise şirketin kayıtlı olduğu ticaret sicilinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili mahkeme olarak karşımıza çıkar. Bu nedenle Ankara’da faaliyet gösteren şirketlere ilişkin ticari uyuşmazlıklarda Ankara mahkemeleri sıklıkla yetkili mahkeme konumundadır.
Ticaret Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
Ticari davalarda görevli mahkeme, Asliye Ticaret Mahkemesidir. Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca her iki tarafın da tacir olduğu ve ticari işletmesiyle ilgili hukuki uyuşmazlıklar bu mahkemede görülür. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesi ticaret mahkemesi sıfatıyla görev yapar.
Görevli mahkemenin yanlış belirlenmesi davanın usulden reddine ve ciddi zaman kayıplarına yol açabilir. Dava açılmadan önce bir Ankara ticaret hukuku avukatı danışmanlığı almak bu riski ortadan kaldırmanın en güvenli yoludur.
Ticaret Davalarında Süreç Nasıl İşler?
Ticaret Davaları Ne Kadar Sürer?
Ticaret davalarının süresi; uyuşmazlığın niteliğine, taraf sayısına, belge yoğunluğuna ve bilirkişi incelemesi gerekliliğine göre önemli ölçüde farklılaşır. Ticari alacak davaları görece kısa sürerken şirket birleşme ve devralma uyuşmazlıkları ya da ortaklıktan çıkarılma davaları çok daha uzun soluklu süreçler gerektirebilir.
Asliye Ticaret Mahkemelerinin iş yükü de süreyi doğrudan etkileyen bir etkendir. Uyuşmazlığın niteliğine göre arabuluculuk ve müzakere yollarının zamanında değerlendirilmesi, yargı sürecine kıyasla çok daha hızlı ve az maliyetli çözümler sunabilmektedir.
Deneyimli bir ticaret avukatı, dava stratejisini dosyanın teknik ve mali gerçeğine göre şekillendirerek gereksiz aşamaları önler; alternatif çözüm yollarını sürekli gündemde tutarak süreci olabildiğince kısa sürede tamamlamayı hedefler.
Ticaret Davasında Hangi Deliller Kullanılır?
Ticari uyuşmazlıklarda ticaret sicili kayıtları, şirket ana sözleşmesi ve ek protokoller, yönetim kurulu ve genel kurul kararları, ticari yazışmalar, faturalar, banka kayıtları ve muhasebe defterleri en temel delil araçları arasında yer alır.
Haksız rekabet davalarında pazar araştırmaları, reklam materyalleri ve tüketici şikâyetleri; ticari alacak davalarında ise sözleşme metinleri, irsaliyeler ve ödeme dekontları belirleyici rol oynayabilir. Muhasebe ve finans alanındaki bilirkişi incelemeleri ise özellikle karmaşık şirket uyuşmazlıklarında mahkemenin değerlendirmesini yönlendiren kritik unsurlardır.
Ticaret Davasında Avukat Desteği Neden Önemlidir?
Ticari uyuşmazlıklar yalnızca hukuki değil; mali, muhasebe ve sektörel boyutları olan karmaşık süreçlerdir. Ticaret sicili kayıtları, şirket sözleşmeleri ve finansal tabloların bir arada doğru yorumlanması ciddi bir uzmanlık gerektirmektedir.
Zamanaşımı sürelerinin kaçırılması, yanlış mahkemede dava açılması ya da hatalı delil stratejisi belirlenmesi gibi usul hataları telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Sürecin başından itibaren bir Ankara ticaret hukuku avukatı ile çalışmak bu riskleri en aza indirerek ticari menfaatin en güçlü biçimde korunmasını sağlar.
Ticaret Davası Türleri
Şirket Kuruluşu ve Sözleşme Uyuşmazlıkları
Şirket kuruluş aşamasında ana sözleşmenin hazırlanması, pay yapısının belirlenmesi ve ticaret siciline tescil işlemleri hukuki açıdan titizlik gerektiren süreçlerdir. Sonraki dönemde ortaya çıkan ana sözleşme ihlalleri, kâr payı uyuşmazlıkları ve yönetim yetkisi çatışmaları ise sıkça karşılaşılan şirket hukuku uyuşmazlıkları arasındadır.
Ticari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda ise sözleşmenin yorumu, temerrüt, cezai şart ve tazminat talepleri gündeme gelmektedir. Bu davalarda sözleşme metninin en başından doğru kaleme alınmış olması, ileride yaşanacak uyuşmazlıkların seyrini doğrudan etkiler.
Ortaklıktan Çıkma ve Çıkarılma Davaları
Şirket ortaklarının haklı sebeplerle şirketten ayrılmak istemesi ya da diğer ortakların birini ortaklıktan çıkarmak için dava açması, ticaret hukuku davalarının en tartışmalı alanlarından birini oluşturur. Türk Ticaret Kanunu bu konuyu anonim ve limited şirketler için ayrı ayrı düzenlemiş olup her iki tür için de farklı koşullar ve usuller öngörülmüştür.
Ortaklıktan çıkma veya çıkarılma davalarında pay değerinin tespiti kritik bir mesele olarak öne çıkar. Bu değerin doğru belirlenmesi hem hak kaybını önler hem de müzakere süreçlerinde güçlü bir zemin sağlar.
Haksız Rekabet Davaları
Haksız rekabet, dürüstlük kurallarına aykırı ticari davranışlar yoluyla rakiplerin ya da müşterilerin zarar görmesine yol açan eylemler olarak tanımlanır. Yanıltıcı reklamlar, ticari sırların ele geçirilmesi, rakip ürünlerle karıştırılmaya yol açan taklit davranışlar ve karşılaştırmalı reklamın sınırlarının aşılması bu davanın en yaygın nedenlerini oluşturur.
Haksız rekabet davalarında maddi ve manevi tazminat talepleri ile haksız rekabetin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararları birlikte değerlendirilebilir. Zamanında alınan hukuki önlemler ticari itibar ve pazar payının korunması açısından belirleyici rol oynar.
Ticari Alacak ve Borç Uyuşmazlıkları
Ticari ilişkilerde ödeme gecikmesi, fatura itirazı ya da sözleşme bedelinin eksik ödenmesi gibi nedenlerle ortaya çıkan alacak uyuşmazlıkları, iş dünyasının en sık karşılaştığı hukuki sorunların başında gelmektedir. Bu tür uyuşmazlıklarda ihtiyati haciz kararı alınması, alacağın teminat altına alınması açısından kritik bir adımdır.
Ticari alacak davalarında ilamsız icra, itirazın iptali ve menfi tespit davaları birlikte değerlendirilmesi gereken seçeneklerdir. Doğru usulün belirlenmesi hem tahsilat süresini hem de maliyeti doğrudan etkiler.
Şirket Birleşme ve Devralma Uyuşmazlıkları
Şirket birleşmeleri ve devralmalar; due diligence süreci, devir sözleşmesinin hazırlanması ve rekabet hukuku bildirimleri gibi çok katmanlı hukuki işlemleri kapsar. Bu süreçte ortaya çıkan değerleme uyuşmazlıkları, gizlilik sözleşmesi ihlalleri ve devir sonrası yükümlülük anlaşmazlıkları ticaret hukuku davalarının en teknik alanlarından birini oluşturmaktadır.
Birleşme ve devralma süreçlerinde hukuki danışmanlığın işlemin başından itibaren alınması, ilerleyen aşamalarda doğabilecek uyuşmazlıkları ve mali kayıpları büyük ölçüde önlemektedir.
Ticari İtibar ve Marka Uyuşmazlıkları
Marka ihlalleri, taklit ürünler ve izinsiz logo ya da ticaret unvanı kullanımı hem ticari hem de hukuki sonuçlar doğuran ciddi uyuşmazlıklardır. Marka hukuku kapsamında değerlendirilen bu davalarda ihtiyati tedbir, tazminat ve sicil iptali talepleri bir arada ileri sürülebilir.
Ticari itibarın korunması, özellikle dijital ortamda yayılan yanıltıcı bilgiler ve haksız değerlendirmeler söz konusu olduğunda acil hukuki müdahale gerektirmektedir. Bu tür uyuşmazlıklarda sürecin hızlı başlatılması zararın yayılmasını sınırlamak açısından belirleyici önem taşır.
Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk
Türk hukukunda ticari davalarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu tutulmaktadır. 7155 sayılı Kanun ile getirilen bu düzenleme uyarınca ticari alacak, tazminat ve ortaklık uyuşmazlıkları gibi pek çok konuda arabuluculuk dava şartı niteliği taşımaktadır.
Arabuluculuk; tarafların kendi iradeleriyle ve çok daha kısa sürede çözüme ulaşmasını sağlayan, mahkeme sürecine kıyasla hem daha az maliyetli hem de ticari ilişkileri koruyucu bir yöntemdir. Özellikle süregelen iş ilişkilerinde tarafların bir arada çalışmaya devam etmesi söz konusu olduğunda müzakere temelli çözümler çoğu zaman daha sürdürülebilir sonuçlar doğurur.
Büromuzun kurucu avukatları aynı zamanda uzman arabulucu olarak görev yapmaktadır. Bu sayede uyuşmazlığın niteliğine en uygun çözüm yolu; arabuluculuk, müzakere ya da dava süreci olarak belirlenmekte ve müvekkil menfaati doğrultusunda en etkin strateji uygulanmaktadır.
Ticaret Hukuku Danışmanlık Hizmetleri
Uyuşmazlık doğmadan önce alınan hukuki danışmanlık, şirketlerin en önemli risk yönetim araçlarından biridir. Sözleşmelerin hazırlanması ve incelenmesi, şirket ana sözleşmesinin güncellenmesi, yönetim kurulu kararlarının hukuka uygunluğunun denetlenmesi ve ticaret sicili işlemlerinin takibi bu hizmetlerin başlıca örnekleri arasındadır.
Özellikle büyüme sürecindeki şirketler için yatırım sözleşmelerinin, hissedar anlaşmalarının ve gizlilik sözleşmelerinin doğru kaleme alınması ilerleyen dönemde ciddi uyuşmazlıkların önüne geçmektedir. Periyodik hukuki denetim ise mevzuat değişikliklerinin şirkete etkisini sürekli olarak izleme imkânı tanır.
Büromuz ticaret hukuku danışmanlık hizmetlerini hem tekil işlemler bazında hem de sürekli danışmanlık modeli çerçevesinde sunmakta; her müvekkile özel, uygulanabilir ve sürdürülebilir çözümler üretmeyi öncelikli hedef olarak benimsemektedir.
Ankara Ticaret Hukuku Avukatı İletişim Bilgileri
| Telefon | 0544 540 06 92 0505 799 65 66 |
| E-Posta | info@alkankarakurt.com |
| Çalışma Saatleri | Pazartesi – Cumartesi Her Gün 09:00 – 18:00 Açık |
| Adres Bilgileri | GMK Bulvarı Özdoğan Apt. No:87/11 Maltepe – Çankaya / Ankara |
Ankara Ticaret Hukuku Avukatı Yorumları
Sıkça Sorulan Sorular
Ticaret avukatı hangi davalara bakar?
Ticaret avukatı; haksız rekabet, ortaklıktan çıkma ve çıkarılma, şirket kararlarının iptali, ticari alacak ve tazminat davaları, itirazın iptali, menfi tespit, marka ihlali ve ticari sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar gibi geniş bir yelpazede hizmet verir. Şirket birleşme ve devralma süreçlerinde de hukuki temsil üstlenir.
Ankara ticaret hukuku avukatı ne tür hizmetler sunar?
Dava takibinin yanı sıra şirket kuruluşu, ana sözleşme hazırlanması ve güncellenmesi, ticari sözleşmelerin incelenmesi, hissedar anlaşmaları, due diligence, ticaret sicili işlemleri, periyodik hukuki danışmanlık ve arabuluculuk süreçlerinde temsil hizmetleri sunulmaktadır.
Ticari davalarda hangi mahkeme görevlidir?
Ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Her iki tarafın da tacir olduğu ve ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklarda bu mahkeme yetkili olup Asliye Ticaret Mahkemesi’nin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi bu sıfatla görev yapar.
Ticari davalarda arabuluculuk zorunlu mudur?
Evet. 7155 sayılı Kanun gereğince ticari alacak, tazminat ve ortaklık uyuşmazlıkları başta olmak üzere pek çok ticari uyuşmazlıkta dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur. Arabuluculuk sürecine katılmayan taraf, davayı kazansa bile yargılama giderlerinden sorumlu tutulabilir ve karşı vekâlet ücretine hak kazanamaz.
Şirketin sözleşmeli avukat bulundurması zorunlu mudur?
Türk Ticaret Kanunu ve Avukatlık Kanunu uyarınca sermayesi belirli bir eşiğin üzerindeki anonim şirketler için sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu getirilmiştir. Küçük ölçekli işletmeler için yasal zorunluluk olmasa da ticari risklerin yönetimi açısından sürekli hukuki danışmanlık almak büyük önem taşır.
Şirket birleşme ve devralma sürecinde avukat ne yapar?
Avukat; hukuki inceleme (due diligence) yaparak riskleri tespit eder, satın alma veya birleşme sözleşmelerini hazırlar, rekabet hukuku bildirimleri ile ticaret sicili işlemlerini takip eder, gizlilik ve tazminat hükümlerini güvence altına alır. Bu süreçte erken aşamada alınan hukuki destek, devir sonrası uyuşmazlıkları büyük ölçüde önlemektedir.
Ticari itibarın zedelenmesi durumunda ne yapılabilir?
Asılsız haberler, yanıltıcı reklamlar veya karalayıcı paylaşımlar yoluyla ticari itibarın zedelenmesi halinde haksız rekabet ve manevi tazminat davaları açılabilir. Dijital ortamda yayılan içerikler için içeriğin kaldırılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı talep edilmesi, zararın yayılmasını sınırlamak açısından öncelikli bir adımdır.
Ticaret hukuku uyuşmazlıklarında hangi durumlarda arabuluculuk daha avantajlıdır?
Tarafların ticari ilişkisini sürdürmek istediği durumlarda, bedel ve koşullar üzerinde esneklik arandığında ya da yargı sürecinin uzunluğu ve maliyeti kritik bir etken olduğunda arabuluculuk belirgin biçimde avantaj sağlar. Arabuluculukta varılan anlaşma ilam niteliği taşıdığından doğrudan icra edilebilir; ayrıca süreç ve içerik gizli kalır.
