|

KHK İle İhraç Edilen Kişi Göreve Döndükten Sonra Tazminat Talep Edebilir Mi ?

KHK ile İhraç Edilen Kişi Göreve Döndükten Sonra Tazminat Talep Edebilir Mi?

OHAL KAPSAMINDA KHK İLE İHRAÇ EDİLEN KİŞİ GÖREVE DÖNDÜKTEN SONRA TAZMİNAT TALEP EDEBİLİR Mİ ? 

A. Giriş 

Olağanüstü hal döneminde kamu görevinden çıkarma işlemleri, binlerce kamu görevlisinin mesleki statüsünü, ekonomik güvenliğini ve sosyal itibarını doğrudan etkileyen ağır idari tasarruflar olarak hukuk tarihimizde önemli bir yer tutmuştur. Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile gerçekleştirilen ihraçlar, çoğu zaman uzun süreli gelir kaybına, özlük haklarının zedelenmesine ve ciddi manevi mağduriyetlere yol açmıştır.

Göreve iade edilen kamu görevlileri bakımından en çok gündeme gelen sorulardan biri, bu süreçte uğranılan zararların ayrıca tazmin edilip edilemeyeceğidir. Özellikle “tazminat talep edilemez” yönündeki düzenlemelerin hukuki akıbeti ve yargı kararları sonrasında ortaya çıkan durum, idare hukuku uygulamasında büyük önem taşımaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararları sonrasında, göreve iade edilen kişilerin maddi ve manevi tazminat davası açma imkânı açık biçimde kabul edilmiştir. Bu yazıda, KHK ile ihraç edilip sonradan göreve dönen kamu görevlilerinin hangi zararları talep edebileceği, dava süreci ve yargı uygulaması idare hukuku perspektifiyle ayrıntılı biçimde incelenmektedir.

B. Genel Çerçeve ve Yasal Durum

Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin tamamında iade hükümleri başlıklı kısımda kamu görevinden çıkarılan kişilere, göreve döndükleri tarihe kadar geçen sürede doğan mali ve sosyal haklarının ödeneceği düzenlenmiştir. Ve bu düzenlemenin devamına ‘’Bu kişiler kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.’’ şeklinde hüküm getirilmiştir. Bu KHK’lar TBMM’de kabul edilerek kanunlaşmıştır.

Her ne kadar söz konusu düzenleme sebebiyle maddi veya manevi tazminat davası açılamayacağı düşünülse de Anayasa Mahkemesi’nin 03.06.2025, 04.12.2024 ve 03.06.2022 tarihli kararlarında bu ibare istikrarlı bir şekilde aynı gerekçelerle Anayasaya aykırı olduğu için iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararları neticesinde göreve iade olan kişilerin maddi veya manevi tazminat davası açmasının önünde hiçbir engel kalmamıştır.

C. Maddi Tazminat Davasında Neler Talep Edilebilir?

Her ne kadar ihraç edilen kişilere kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten, göreve iade edildikleri tarihe kadar tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği düzenlenmiş ise de ne yazık ki uygulamada idare, bu mali ve sosyal hakları tam anlamıyla ödememektedir. Göreve iade olan kişilerin tazminat davası açması gerekmektedir. Anayasanın 125.maddesi gereğince idare yaptığı işlem ve eylemlerden doğan her türlü zararı gidermek zorundadır.

Örnek vermek gerekirse; ihraç edilen kişiye o dönemki maaşları toplu ödenmekte ise de o tarihe kadar işleyen faizi ödenmemektedir. Faiz ödemesi için mahkeme kararı istenmektedir. Alım gücünün son yıllarda oldukça düşmesi, paramızın değer kaybetmesi, enflasyonun ve kurun yükselmesi sebebiyle bu noktada faiz talebi önemli bir hal almaktadır. Veya idare tarafından hesaplanan toplu maaş ödemesi ve faizi eksik hesaplamaktadır. Eksik kalan kısım için de yine dava açılması gerekmektedir.

Bir başka örnek ise; asker kişilerin OYAK ödemesidir. Kamu görevinden çıkarıldıkları tarihte OYAK üyelikleri de sonlanan asker kişiler göreve iade olduktan sonra OYAK tarafından o dönemki OYAK kesintilerinin yanı sıra emsal fark ücreti talep edilmektedir. Ancak bu şekilde OYAK sisteminden emsalleri gibi yararlanacağı belirtilmektedir. Bunun üzerine birçok kişi doğal olarak emsal fark ücretini de ödemek zorunda kalmaktadır. Bu emsal fark ücreti kişinin kendi kusuru olmaksızın fazladan bir yükümlülük olarak doğduğu için idare tarafından tazmin edilmelidir. Ama yukarıda dediğimiz gibi idare, mahkeme kararı olmaksızın böyle bir ödeme yapmamaktadır. Göreve iade olan kişilerin tazminat davası açması gerekmektedir.

Yine bir başka örnek ise; öğretmenlerin ek ders ücretleridir. İdare sadece kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve iade olunan tarihe kadar geçen süreye tekabül eden maaşları toplu bir şekilde ödemekte olup bu süreçte doğan ek ders ücretlerini hesaba hiç katmamaktadır. Yine burada yapılması gereken tazminat davası açılmalıdır.

Maddi tazminat davasında önemli olan husus maddi zararın doğumunun kamu görevinden çıkarılması işlemine bağlı olması başka bir deyişle kamu görevinden çıkarılmasa idi böyle bir zarar doğmayacaksa o zarar kamu görevinden çıkarıldığı için doğmuş olur. Bu şekildeki her türlü maddi zarar tazminat davasına konu edilebilir. Burada önemli olan maddi zararın davacı tarafından ispatlanmasıdır.

D. Manevi Tazminat Talep Etmek Mümkün Mü ? 

Kamu görevinden çıkarılan herkes elem ve ızdırap duyacak olup çok büyük sıkıntı ve stres çekeceği hayatın olağan akışıdır. Bu sebeple başlı başına kamu görevinden çıkarılmak dahi manevi tazminatın doğmasına sebep olacaktır. Yaşanılan sıkıntıların büyüklüğü ve derecesi manevi tazminatın miktarını değiştirecektir. Manevi tazminat somut olay, kişinin sosyal ve ekonomik durumu, mevcut ekonomik koşullar ve hakimin takdirine bağlı olduğu için miktarın çok iyi belirlenmesi gerekmektedir. Aksi durumda idareye yüksek miktarlarda karşı vekalet ücreti ödemek zorunda kalabilirsiniz.

Örnek vermek gerekirse; Danıştay 5. Daire’nin 16.02.2022 tarihli bir kararında ” (…) Davacının dava konusu işlem nedeniyle uğradığını iddia ettiği manevi zarara karşılık olmak üzere manevi tazminata hükmedilmesi istemi değerlendirildiğinde ise; Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminatın olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlayan bir tazmin aracı niteliğinde olması nedeniyle, yargı mercilerince takdir edilecek manevi tazminatın, ilgilinin zenginleşmesine yol açmayacak ve aynı zamanda idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak miktarda belirlenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu olayda davacının yargı mensubu olarak görev yapmakta iken, FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisak ve irtibatının bulunduğu ileri sürülerek meslekten çıkarılmasına dair dava konusu işlemin yukarıda yazılı gerekçeyle hukuka aykırı olduğunun saptanması karşısında, dava konusu işlemin sebep unsuru ve davacının üzerinden alındığı kamu görevinin niteliği de gözönüne alındığında, hakkında hukuka aykırı olarak tesis edilen işlemden dolayı davacının duyduğu elem ve ızdırabın kısmen de olsa giderilmesini temin amacıyla takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” şeklindeki tespitlerle görevine iade olan bir Cumhuriyet Savcısına 2022 yılı itibariyle 10.000-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

E. Kamu Görevinden Çıkarılan Kişi Göreve İade Olana Kadar Çalışıp Para Kazanır İse Bu Para Tazminattan Mahsup Edilir Mi ?

Bu noktada her ne kadar farklı görüş ve kararlar olsa da baskın mahkeme kararlarına göre böyle bir mahsup işleminin yapılamayacağı noktasında birleşilmektedir. Çünkü kişi kendi kusuru olmaksızın kamu görevinden çıkarılmış ve hayatını idame ettirebilmesi için çalışmak zorundadır. Böyle bir zorunluluğa maruz kalmasının sebebi hatalı ve kusurlu işlem yapan idare olup kimse kendisi kusurundan faydalanamaz. Bu sebeple göreve iade olan kişilere ödenecek toplu tazminatlardan hiçbir mahsup işlemi yapılamaz. Eğer yapılır ise idareye bunun iadesi için başvurulur olumsuz cevap verilir ise bu işlemin iptali için idari yargı yerinde idare mahkemelerinde dava açılmalıdır.

F. Mahkeme Kararı ile Göreve İade Olanlar İle KHK Veya Başkaca Bir İdari İşlem İle Göreve İade Olanlar Arasında Tazminat Davaları Açısından Bir Fark Var Mı ? 

Böyle bir fark olmadığı gibi olması da mümkün değildir. Burada temel düşünce idarenin yaptığı işlemin kusurlu olduğunun bir şekilde tespit edilmesidir. Mahkeme kararı ile göreve iade olanlarda işlemin kusurlu olduğu mahkeme kararıyla tespit edilirken KHK ile veya başkaca bir idari işlem ile göreve iade olanlarda işlemin kusurlu olduğu mahkeme kararına gerek kalmaksızın idarenin kabulüyle ortaya çıkmaktadır. Yukarıda anlatılanlarla ilgili olarak birçok emsal yargı kararı bulunmakta olup kamu görevinden çıkarılma işlemi sebebiyle doğan her türlü zarar tazminat davasına konu olabilir. Bu konuda büromuzu arayarak bilgi alabilirsiniz.

G. Sonuç 

OHAL döneminde gerçekleştirilen ihraç işlemleri, kamu görevlileri açısından yalnızca geçici bir görev kaybı değil; uzun vadeli ekonomik ve manevi sonuçlar doğuran ağır idari müdahalelerdir. Göreve iade edilmek, bu zararların yalnızca bir kısmını telafi etmektedir. Hukuka aykırı işlem nedeniyle uğranılan maaş kayıpları, faiz alacakları, sosyal hak eksiklikleri ve manevi zararlar ayrıca tazmin edilmelidir.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları sonrasında artık göreve dönen kamu görevlilerinin maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı açık ve tartışmasızdır. Bu süreçte zarar kalemlerinin doğru hesaplanması, sürelerin kaçırılmaması ve dava stratejisinin teknik biçimde kurulması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle idare hukuku alanında uzman bir avukattan profesyonel destek alınması, hak kayıplarının önlenmesi ve sürecin etkin şekilde yürütülmesi açısından kritik rol oynamaktadır.

Diğer Makaleler