Hizmet Birleştirmesi Sonrası Emekli İkramiyesi Nasıl Alınır?

A. Giriş

Hizmet birleştirmesi yaparak emekli olan birçok kamu görevlisi, emekli aylığı bağlanmasına rağmen emekli ikramiyesi alamama sorunu ile karşı karşıya kalmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tesis edilen bu işlemler, uzun yıllar kamu hizmetinde bulunan kişilerin ciddi maddi kayıplar yaşamasına yol açmış ve uygulama yargı kararlarıyla sıkça tartışma konusu olmuştur.

Özellikle farklı sosyal güvenlik statülerinde (4/A, 4/B ve 4/C) geçen sürelerin birleştirilmesi suretiyle emekliliğe hak kazanan memurların ikramiye taleplerinin reddedilmesi, eşitlik ve mülkiyet hakkı bakımından önemli hukuki ihtilaflar doğurmuştur. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 25.02.2025 tarihli ihlal kararı sonrasında, hizmet birleştirmesi sonrası emekli ikramiyesi alınmasının önü önemli ölçüde açılmıştır.

Bu yazıda; hizmet birleştirilmesi kavramı, emekli ikramiyesiyle ilişkisi, Anayasa Mahkemesi kararı ve ikramiyenin talep edilebilmesi için izlenmesi gereken hukuki yol ayrıntılı şekilde ele alınacaktır.

B. Hizmet Birleştirilmesi Nedir?

Hizmet birleştirilmesi; bir kişinin farklı sosyal güvenlik statülerinde (4/A, 4/B ve 4/C) geçen çalışma sürelerinin, emeklilik için yeterli hizmet süresine ulaşabilmesi amacıyla bir araya getirilmesi işlemidir.

Kamu görevlilerinin yalnızca 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamındaki hizmet süreleri emekliliğe yetmediğinde, özel sektör veya farklı statülerde geçen süreler birleştirilerek emeklilik hakkı kazanılabilmektedir. Ancak uygulamada, bu şekilde emekli edilen kişilere emekli ikramiyesi ödenmemesi yönünde idari işlemler tesis edilmiştir.

C. Hizmet Birleştirmesi Yapılan Kamu Görevlilerine Neden Emekli İkramiyesi Ödenmiyordu?

SGK ve idare tarafından uzun süre savunulan görüşe göre; hizmet birleştirilmesi yapılarak emekli olan kamu görevlilerinin görevlerinin, 1475 sayılı İş Kanunu kapsamında kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona ermediği ileri sürülmüş ve bu nedenle emekli ikramiyesi talepleri reddedilmiştir.

Bu durum özellikle:

  • Olağanüstü Hal döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden ihraç edilen,
  • Emeklilik için gerekli 25 yıllık hizmet süresini hizmet birleştirmesi yoluyla tamamlayan

kamu görevlileri bakımından yaygın şekilde görülmüştür.

D. Anayasa Mahkemesi’nin 25.02.2025 Tarihli Kararı ve Hukuki Sonuçları

Anayasa Mahkemesi 25.02.2025 tarihli kararında ‘’ Hizmetlerinin tamamını 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamında geçirenler, başka bir deyişle hizmet birleştirmesi yapmaksızın emekliye ayrılabilecekler ile hizmet birleştirmesi yaparak emekliye ayrılabilecekler arasında emeklilik ikramiyesi ödenmesinde bir fark öngörme bakımından kanun koyucu takdir yetkisine sahip ise de karşılaştırılabilir gruplar arasında ortaya çıkacak farklılığın orantılı olması gerekir. Hizmetlerinin tamamını 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamında geçirenlere kamu görevinden çıkarıldığında emeklilik ikramiyesi tam olarak ödendiği halde 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hizmet birleştirmesi yaparak emekliye ayrılanlara hiç emekli ikramiyesi ödenmemektedir. Burada 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamında geçirilen sürenin çok uzun olması, 25 yılı tamamlamak için bu kanun hükmü dışındaki mevzuata göre çalışılan ve birleştirilen sürenin 1 ay bile olması durumu değiştirmemektedir. Nitekim somut olaydaki gibi 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamında 23 yıllık hizmeti bulunan, sadece başka mevzuat kapsamındaki iki yıllık çalışma süresini birleştiren başvurucuya -bu mevzuata göre çalıştığı süre ile orantılı olarak da olsa- emeklilik ikramiyesi ödenmemişken aynı nedenlerle kamu görevine son verilen, 25 yıllık süresini anılan mevzuat kapsamında geçirenlere emeklilik ikramiyesi tam ödenmiştir. Bu durumda karşılaştırılabilir gruplar arasında ortaya çıkan farklılığın açıkça orantısız olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak Anayasa’nın 10. maddesinde güvence altına alınan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.’’  Şeklinde yaptığı tespitlerle Anayasa Mahkemesi, 25.02.2025 tarihli kararında, hizmet birleştirmesi yapılarak emekli edilen kamu görevlilerine emekli ikramiyesi ödenmemesini eşitlik ilkesine ve ayrımcılık yasağına aykırı bulmuştur.

Bu karar ile birlikte, hizmet birleştirilmesi nedeniyle emekli ikramiyesi alamayan kamu görevlileri açısından hak arama yolu fiilen açılmıştır.

E. Emekli İkramiyesi Almak İçin İzlenecek Hukuki Yol

Anayasa Mahkemesi kararından sonra izlenmesi gereken yol şu şekildedir:

  1. Öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumu’na emekli ikramiyesi talebiyle başvuru yapılmalıdır.
  2. Talebin reddedilmesi hâlinde, idari işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açılmalıdır.
  3. Daha önce dava açılmış ve dava reddedilmişse, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılmamış olması şartıyla yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir.

Bu süreçlerin başarıyla sonuçlanması hâlinde, emekli ikramiyesi yasal faiziyle birlikte hak sahibine ödenecektir.

F. Sonuç

Sonuç olarak, hizmet birleştirmesi yapılarak emekli edilen kamu görevlilerine emekli ikramiyesi ödenmemesine ilişkin idari uygulama, Anayasa Mahkemesi’nin 25.02.2025 tarihli kararıyla hukuka aykırı bulunmuş ve bu kişilerin ikramiye talep edebilmesinin önü açılmıştır. Uzun yıllar kamu hizmeti bulunan memurların yalnızca kısa süreli farklı statü çalışmaları nedeniyle ikramiyeden mahrum bırakılması artık sürdürülebilir bir uygulama değildir.

Bu kapsamda, emekli ikramiyesi alamayan kamu görevlilerinin öncelikle SGK’ya başvuruda bulunmaları, talebin reddi hâlinde ise idare mahkemesinde dava açmaları hak kaybı yaşanmaması açısından önem taşımaktadır. Sürecin usul ve süreler bakımından teknik nitelik taşıması nedeniyle, başvuruların uzmanlık gerektiren bir hukuki stratejiyle yürütülmesi hakların etkin şekilde tahsil edilmesini sağlayacaktır.

Bu süreçte yapılacak başvuruların usule uygun şekilde yürütülmesi ve dava sürecinin doğru stratejiyle takip edilmesi büyük önem taşımaktadır. Hak kaybı yaşanmaması adına, idare hukuku alanında çalışan bir avukattan profesyonel hukuki destek alınması, emekli ikramiyesi alacağının güvence altına alınmasını sağlayacaktır.

Diğer Makaleler