UNUTULMA HAKKI
Unutulma hakkı her geçen gün teknolojik açıdan daha da gelişen dünyada insanların kendine ait kişisel verileri ( ad, soyad, haber, fotoğraf, video, bilgi vb.) kaldırabilmesine olanak sağlamaktadır. Kişinin kendisi ile ilgili internet ortamında yer alan hukuka uygun, güncel olmayan, aleyhe durumun arama motorlarından kaldırılmasını talep edebilme hakkı sağlar.
Avrupa’da Unutulma Hakkı
Avrupa Hukukunda, unutulma hakkı kararının ilk olarak, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (ABAD) 13 Mayıs 2014 tarihli kararında çıkmıştır. Olay, 2010 yılında Mario Costeja González isimli bir İspanyol avukatın, kendisi ile ilgili yapılan 16 yıl önceki bir haberin, 16 yıl sonra artık kendisini rahatsız etmesi, dijital itibarını zedelemesi nedeniyle, dijital ortamlardan kaldırılması amacıyla haberin yayınlandığı gazeteye ve Google İspanya ile Google Inc. Şirketine ve İspanya Veri Koruma Otoritesine başvuruda bulunması ile başlamıştır. Sürecin Avrupa Birliği Adalet Divanı’na taşınmasıyla birlikte, Avrupa Birliği Adalet Divanı, haberin ana kaynakta (gazetede) kalmaya devam etmesine fakat veri sorumlusunun arama motorları olduğuna ve arama motorlarının, kişinin bu hakkını kullanmasına izin vermesi gerektiği kararını vermiştir. Konu, dijital ortamlarda unutulmak isteyen bir kişinin harekete geçmesi, hakkını araması ile bundan sonraki süreci değiştirecek ve bireylerin lehine olacak bir kararla sonuçlanacaktır. Bu kararla birlikte unutulma hakkı Avrupa’da arama motorları tarafından ilgili kişilere tanınan bir hak olarak konuşulmaya ve kullanılmaya başlanmıştır. Unutulma hakkı; Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’nün (GDPR) 17. maddesinde “Right to erasure ‘right to be forgotten’” başlığı altında silme hakkı olarak düzenlenmiştir.
Türkiye’de Unutulma Hakkı
Ülkemizde unutulma hakkına temel olacak ilk düzenleme, 2010 yılında Anayasanın 20. Maddesine (özel hayatın gizliliği) eklenen kişisel verilerin korunması ile ilgili haklardır. Buna göre: “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar…” şeklindedir. Böylece kişisel verilerinin silinmesini isteme hakkının temelleri atılmıştır.
Ülkemizde “Unutulma Hakkı” başlığı altında, kavramsal olarak bu hakka yer verilen direkt hukuki bir düzenleme bulunmamakla birlikte hukukumuza bu sistemi yerleştirmeye yönelik düzenlemeler ve yargı kararları verilmeye başlanmıştır
Unutulma hakkı 7253 Sayılı Kanun’un 9.maddesine 29.07.2020 tarihinde 7253 Sayılı Kanunla ilave edilen ve “unutulma hakkını” düzenleyen aynı maddenin onuncu fıkrası ile mevzuatımıza girmiştir. Kurumların geçmişte hukuka uygun olarak yayılmış bilgilerin (fotoğraf, video, bilgi, belge gibi) üzerinden geçen zamana bağlı olarak, kaldırılmasını ve/veya söz konusu içeriklerin arama motorlarından artık ulaşılamamasını, arama motorlarında gösterilmemesini-listelenmemesini (delisting) isteme hakkıdır. Unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini veya yayılmasının önlenmesini isteme hakkı olarak da ifade edilebilir. Unutulma hakkı, İnternet ortamlarında, belirli kişisel verilerin erişime kısıtlanması hakkı olarak ortaya çıkmış istisnai bir hak iken, günümüzde genel bir hakka doğru dönüşmüştür. Unutulma hakkı ile geçmişte yaşanmış bir olaya ait haber, görüntü, video veya ses kaydı gibi dijital içeriklerin, internet ortamında yayınlanması sonucu, kişilerde veya kurumlarda oluşan mağduriyetin ve olumsuzluğun giderilmesi amaçlanmaktadır.
7253 Sayılı Kanunla ilave edilen ve “unutulma hakkını” düzenleyen İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi başlığı olan 9. Maddeye 10. Fıkra olarak eklenen hükme göre ; “İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemesine karar verilebilir. Kararda, Birlik tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı gösterilir.” Hukukumuza Unutulma hakkı terimi dolaylı olarak eklenmiş, bu değişiklikler 1 Ekim 2020 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Unutulma hakkı da, kişilik hakkı kavramının içindedir. Dolayısıyla bir kişi, unutulma hakkından yararlanmak isteyerek, kişilik haklarının zedelendiğinden bahisle internet ortamında bulunan bir içeriğe erişimin engellenmesi ya da içeriğin yayından çıkarılması için başvuruda bulunabilir. Bir kişinin geçmişte yaşadığı bir olayın haber yapılması ve haberin güncelliğini yitirmesine rağmen halen yayında olması, çeşitli ortamlarda kişinin karşısına çıkması, başkalarının gözünde ön yargı oluşmasına neden olması ve kişinin yeni bir sayfa açmasına engel olması, kişinin unutulma hakkının zedelendiğini gösterir.
