Yapı Kullanma İzin Belgesi ( İskan ) Davaları

Yapı Kullanma İzin Belgesi Nedir ?

İskan oturma izni, iskanı alınmış ev ise oturma izni verilmiş ev anlamına gelmektedir. Kamusal anlamda ise iskan ruhsatı, inşaatın bitmesi sonrasında binanın kanun ve yönetmeliklerde belirlenen standartlara uygun olduğunu teyit eden yapı kullanım izni belgesidir. Her ne kadar vatandaşlarımız arasında iskan diye tabir edilse de kamusal anlamda ve hukuk sistemimizde yapı kullanım izin belgesi olarak adlandırılmaktadır.

İskanı alınmamış taşınmazlar ülkemizde çok yaygın bir şekilde mevcut olup geçmişten beri süregelen bir sorundur. Bunun başlıca sebepleri vatandaşların ne gibi haklara sahip olduğunu bilmemesi, yapı kullanım izin belgesi sorgulama gibi bir hizmetin vatandaşa sunulmaması, uygulamada sıklıkla karşılaşılan kat karşılığı inşaat veya satış sözleşmesi çerçevesinde müteahhitlerin yükümlülüklerine uymaması ve tam ifada bulunmaması olarak gösterilebilir. Bu sorunun çözümü için devlet tarafından ‘’İmar Barışı’’ adı altında bir yasa çıkarılmışsa da maliyetlerin fazlalığı sebebiyle istenilen hedefe ulaşılamamıştır.

İskanı bulunmayan binalar birçok sorunu beraberinde getirmektedir. İskanı bulunmayan dairenin en başta kat mülkiyeti yoktur. Bu husus başlı başlına taşınmazın değerini oldukça düşürmektedir. Ayrıca elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerinde sıkıntılar çıkmakta, dairenin satışı sırasında alıcıların taşınmaz kredisi kullanmasına engel olmakta ve belediye tarafından büyük para cezaları ile yıkım kararı tehlikesiyle karşı karşıya kalınmaktadır.   

Bu kapsamda uygulamada en çok karşılaşılan sorunlar kat karşılığı inşaat, taşınmaz satış veya satış vaadi sözleşmesi çerçevesinde ortaya çıkmaktadır. Her şart ve durumda iskan ve buna bağlı diğer işlemler kanunen müteahhit tarafından yapılmalıdır. Ancak uygulamada tarafların sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi, müteahhitin ek ödeme talebinde bulunması, arsa sahiplerine veya daireyi satın alan üçüncü kişilere verilen taahhütlerin yerine getirilmemesi şeklinde çıkan uyuşmazlıklar iskanın alınmaması sonucunu doğurmaktadır. Bu durumda arsa sahibi dışında en çok etkilenen taraflardan birisi de müteahhitten daire satın alan üçüncü kişiler olmaktadır. Bu durumda arsa sahipleri ve üçüncü kişiler ne yapmalıdır?

Daha öncede belirttiğimiz gibi her şart ve durumda iskan ve buna bağlı diğer işlemler kanunen müteahhit tarafından yapılmalıdır. Arsa sahipleri, kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayanarak yükümlülüklerine uymayan müteahhite karşı dava açma hakkına sahiptir. Üçüncü kişiler ise taşınmaz satış veya satış vaadi gibi müteahhitle yapılan sözleşmeye dayanarak dava açma hakkına sahiptir. Sözleşmesi olmayan üçüncü kişilerde ise somut olayın niteliğine göre bir değerlendirme yapılmalıdır. Arsa sahipleri ve üçüncü kişiler davada iskanın alınması için yetki ve gerekli masraflar ile iskana bağlı olarak uğradıkları maddi manevi zararların tazmini talebinde bulunabilirler. Ayrıca davanın lehe sonuçlanması halinde arsa sahibi veya üçüncü kişiler 3194 sayılı İmar Kanunun 28.maddesinde yapılan değişiklik ile iskanın alınması için müteahhitin yerine getirmesi gereken birçok yükümlülükten muaf tutulmaktadır.

Diğer Makaleler